l’enfance c’est une notion géographique

Ben çok küçükken Dünyanın içinde yaşadığımızı zannederdim. Ev dediğimiz şey kapalı ve korunaklı bir mekandır ya, o yüzden Dünya’nın üstü açık bir yuva olabileceğini düşünememişim nedense. Belki bunda Rize’nin coğrafyasının da etkisi vardır: Karadeniz’in engin sularının, daima bulutlarla kaplı gökyüzü ile alçak bir ufuk çizgisi boyunca kucaklaştığı, ve denizi bulutların gölgesi ile siyaha boyandığı bir yer. Sanki bir şeyin ‘içinde yaşıyormuşuz’ gibi hissetmemi sağlamış olabilir. Neyse, ben dünyanın içinde yaşayadurayım, bütün hayallerimi baştan kurmama neden olan bir takım olaylar meydana geldi, takriben 1986 yılında.
Yazının devamı için tıklayın

Advertisements

Nurhak dağı (3070 m)

Nurhak dağının topoğrafyası (Google Earth) üzerine giydirilmiş jeoloji haritasıyla (MTA Türkiye 1:500 000 ölçekli jeoloji haritası) birlikte görünümü. Haritanın üst kenarı güneye bakmaktadır. Yıldız sembolleri dağın en yüksek kesimini göstermektedir. Dağın konumu sol üst köşedeki Türkiye haritasında kırmızı daire ile gösterilmiştir.

Bugün İstanbul Dağcılık Kulübü (İDAK)’ın Kahramanmaraş Nurhak dağına gerçekleştirdikleri faaliyetin raporunu okuma fırsatım oldu. Hakikaten çok önemli bir iş yapmışlar ve coğrafyamızda dağcıların neredeyse hiç ziyaret etmediği bir bölgeye gitmiş ve burada yaptıkları gözlemleri fotoğraflarıyla beraber aktarmışlar. Bölge doğa yürüyüşleri, bitki gözlemlemek, klasik dağcılık ve hatta teknik tırmanışlar için büyük potansiyele sahip anlattıklarına göre.

Faaliyet raporlarını okurken gözüme ilk çarpan şey, dağın sönmüş bir volkan olduğunu nakletmeleri oldu. Volkanik bir dağda siyah/koyu renkli, yanık görünümlü, gaz boşlukları içeren ya da lav akıntıları şeklinde kayaçlar beklerim. Ama ne genel panoramik görüntüler, ne zirvedeki fotoğraf bu beklentilerimin aksine açık renkli, kompakt dolomitik kireçtaşlarını gösterince çok şaşırdım.
Continue reading