Buzul postası II: Kayıp zamanın izinde

Vittoria Sella, Ansel Adams, ve Bradford Washburn: Doğa ve dağ fotoğrafçılığında çığır açmış isimler. Ansel Adams, El Capitan ve Half Dome’u ölümsüzleştiren, kendinden sonra gelen nesil için ilham kaynağı olan bir adam; Bradford Washburn hava fotoğraflarıyla dağları daha evvel hiç görmediğimiz açılardan önümüze seren, Harvard Ünivesitesi dağcılık kulübünün ruhani lideri. Ancak bu yazımın konusu Vittorio Sella’nın arkasında bıraktığı görsel miras.

Vittorio Sella (1859 – 1943),  meşhur Sella ailesinin bir ferdi. Amcası Quintino Sella, dönemin ekonomi bakanı ve Italyan dağcılık kulübü (CAI) fikrini ortaya atan ve kurulmasını sağlayan kişi [1]. Matterhorn (4478 m) ve Monte Rosa (4634 m) ‘nın ilk kış tırmanışı ile Mont Blanc (4810 m)’ın ilk kış traversini tamamlayan Vittorio, aynı zamanda fotoğrafçılık konusunda hüneri sayesinde Abruzzi Dükü Luigi Amadeo‘nun da dikkatini celbetmiş ve bu sayede başta K2’ye olmak üzere birçok ekspediyona resmi fotoğrafçı olarak katılma şansını elde etmişti. Sella’nın benzersiz fotoğrafları Ansel Adams’ın deyimiyle: “dini bir huşu içinde bırakıyor” insanı [2,3].

ileri marş

Buzul postası

Nature Geoscience’ın Nisan 15 sayısındaki bu makale, Karakorum buzullarının son on yıllık periyotta az miktarda da olsa kütle kazandığını göstermiş.

Himalaya, Hindu-Kuş ve Karakorum bölgesindeki buzulların kütle dengesine dair bugüne kadar ciddi bir sayısal çalışma yoktu. Daha evvel yapılan bir takım çalışmalar benzer iddialarda bulunmuş ancak iddialar doğrulanamamışlardı. Bu konuda çalışmaların gelecekte daha büyük detayda süreceğini zannediyorum. Çünkü hem bu bölgedeki buzullarının beslediği akarsu sistemleri en az bir buçuk milyar insanın su ihtiyacını karşılıyor, hem de küresel ısınma (ve değişim) tartışmalarının her iki cephesi içinde aktif muharebe alanını tanımlıyor.

Çığ

Şekil 1. Kutsal Roma imparatoru I. Maximillian'ın epik şiir tarzında yazılmış renkli ve alegorik otobiyografisi olan Theuerdank'da (1478), çığlar çizgi filmlerden alışık olduğumuz şekliyle dağlardan yuvarlanan dev kar topları olarak karşımıza çıkıyor. Halbuki böyle bir çığ oluşumu söz konusu bile değildir. Hatta, 19. yüzyılda bile büyük kar topu düşüncesi hala yaygın yer buluyordu (2). Resmin kaynağı: http://de.wikipedia.org/wiki/Theuerdank (telif hakkı kısıtlaması yoktur)

Bir
Ali Değer Özbakır
Ozan Mert Göktürk
ortak çalışmasıdır.

“En büyük çığı bile küçük şeyler tetikler”
Vernor Vinge

Birikmiş kar ve eğim, dağlık alanlarda başa gelebilecek en büyük felaketin baş mimarıdır: Çığ. Çığlar da, heyelan ve kaya devrilmesi gibi temel olarak bir kütle hareketidir. Ancak kar, yeryüzünde yer alan diğer doğal malzemelere kıyasla çok daha düşük mukavemete sahiptir ve bu da çığları diğer kütle hareketlerine nazaran daha sık rastlanan bir fenomen yapar [1]. Diğer taraftan dünya genelinde çığlar çoğunlukla düşük nüfus yoğunluğuna sahip dağlık alanlarda meydana geldiğinden diğer büyük doğal afetlere kıyasla daha az can kaybına neden olur.

Özellikle Ocak ve Şubat aylarında meydana gelen yoğun kar yağışlarının ardından çığ haberleri de bültenlerde yerlerini aldı. Tunceli-Erzincan, Tunceli-Ovacık, Hakkari-Van, Hakkari-Çukurca ve Çukurca-Şırnak karayolları başta olmak üzere birçok hat ulaşıma kapandı. Bu yazıyı hazırladığımız sıralarda (17 Şubat Cuma akşamı) yoğun kar yağışı, sözünü ettiğimiz bölgeleri tekrar etkisi altına alıyor ve yeni çığlar kara ulaşımını engellemeye devam ediyordu. GFS modelinden elde edilen meteograma göre (Şekil 2), Bitlis’e Pazar akşamına kadar 36 mm yağış düşecek, bu, var olan 210 cm’nin üzerine yarım metre civarı daha kar yığılacağı anlamına geliyor. Bitlis’in, yerel özellikleri nedeniyle modellerin gösterdiği yağıştan çok daha fazlasını alabilen bir yer olduğunu göz önüne alırsak, eklenecek yarım metre kar için en az ifadesini kullanmak yanlış olmaz. Ülkemizin doğusunda Bitlis’e benzer yerel iklim özellikleri gösteren, ama daha küçük olduğu için kar kalınlık bilgisini elde edemediğimiz yüzlerce yerleşim yeri bulunuyor, ve bunların birçoğu önümüzdeki günlerde çığ tehdidi altında olacak.
Gerisi uzun ama çok önemli