Dağ Filmleri Festivali (kısım II)

Bill Tilman (1898–1977)

Bill Tilman (1898–1977)

There is something in common between the arts of climbing and sailing. The sea and the hills offer challenges to those who venture upon them and the acceptance of these and the meeting of them as best he can lies in the sailors or mountaineers reward — HW Tilman

Geçen Perşembe günü benim için harika bir sürpriz oldu diyebilirim. “Mekanlar arasında (Between places)” başladığı an ekranda yer alan epigraf sürprizin kendisi, yani yukarıda yazan Bill Tilman’ın sözleri. Sık sık tekrar ederim, benim dağcılık kahramanlarım Eric Shipton ve Bill Tilman ikilisidir diye. Shipton’a geçen sene çok kısa değinmiştim (yazı). Tilman için kısmet bu güne imiş. Bill Tilman, birçok çağdaşı gibi savaşlarla bölünmüş bir hayat geçirmişti. Henüz onsekiz yaşında iken Kraliyet Topçu Birliğine alınmış ve I. harpte çarpışmış, savaşta gösterdiği cesaretlerden ötürü iki kez Military Cross nişanı ile mükafatlandırılmıştı. Savaştan sonra Kenya’da kahve yetiştiriciliği yaparken, dünya dağcılık tarihi görüp görebileceği en büyük birlikteliklerden birine tanıklık etmek üzereydi. Aynı yerde aynı işi yapan Eric Shipton’la birlikte Kenya dağı, Klimanjaro ve Ruwenzori’ye tırmandılar. On sene kaldığı Afrika’dan 1932 yılında ayrılma vakti geldiğinde ise Ekvator boyunca 4500 kilometrelik orta Afrika’yı Kenya’dan başlayıp Kongo nehri havzasını takip ederek bisikletle geçti. Bu macerayı yanına azıcık para, birkaç özel eşya ve ek bisiklet iç lastiği alarak tamamladı.

Ardından yüksek dağlardaki keşiflerin dönemi açıldı ikili için. Önce Nanda Devi’nin kalbine giden yolu bir sezonda ve araya bir de Badrinath silsilesi geçişini de koyarak keşfetiler. Nanda Devi’ye çıkacak muhtemel rotayı da kestirdiler. Ertesi sene Shipton Everest keşif ekibinin liderliğini yaparken ise Tilman Everest civarındaki birçok 6000 – 7000 metrelik dağın ilk çıkışını yaptı; aynı sezon Nanda Devi’nin ilk çıkışını da gerçekleşirerek o güne kadar insanoğlunun ayak bastığı en yüksek zirve rekorunu da kırdı. Takip eden yıllarda Rakaposhi’yi tırmanmak üzere Karakoram’a gitti. Zirve yapamamalarına rağmen önemli keşiflere imza attı. Yolculuğu onu daha da kuzeye Mustagh Ata’ya yöneltti ve Shipton’la birlikte bu “buz dağlarının atası”nın neredeyse ilk çıkışını yapcaklardı. Doğu Türkistan’da (Xinjiang), Hindu Kuş dağlarında, Langtang, Ganesh Himal, ve Nepal’in birçok yerinde inanılmaz tırmanışlar, silsile geçişleri, geçit keşifleri, ve genel ölçekli haritalamalar yaptılar. Bunları listelemenin sanırım mümkünatı yok. Son iki tanesini de eklersek: 1950 İngiliz Annapurna ekspedisyonu liderliği ve 1955-56 güney yarımküre yazında Patagonya buz alanının (Hielos Continentales or Campo de Hielo Sur) boylamasına ilk geçişi! Tilman ikinci harpten sonra, 1954’de, Mischief (Haylaz) adında hızlı bir yelkenli satın alarak kendi kendine bunu kullanmayı öğrendi ve maceralarını açık denizlere taşıdı. Bu ve daha sonra satın aldığı diğer iki teknesiyle yirmi küsur yıl boyunca kuzey ve güney kutup denizlerini dolaşarak daha evvel insanoğlunun ayak basmadığı dağları aradı. Seksen yaşında en son Falkland adalarına doğru çıktığı yolculuğunda gemi ve mürettebatıyla birlikte gizemli bir biçimde yok oldu.

İşte siz bir filmi Tilman’ın sözleriye açıyorsanız, izleyiciyi de bir anlamda yönlendirmiş oluyorsunuz. İzleyici, Tilman’ın idealleri çerçevesinde, çevreye duyarlı ve en az etkide bulunacak; mümkün olan en az malzeme ile tırmanacak; haritanın bilinmeyen yerlerini bilecek ve keşfedecek bir girişim insanın aklında geliyor. Özel olarak yukarıdaki sözlere bakacak olursak, bu eylemlerin dağlarda ve denizlerde yapılacak olması. Değerlendirmemi heme burada yapıp detaylara geçeyim: film bunların hepsini karşılıyor!

Ekip, 14x8000m projesini ilk tamamlayan kadın dağcı Edurne Pasaban, 2005 yılında Büyük Trango’da açtıkları Azazel rotası ile çok ses getiren ekipten Martial Dumas, ki kendisi Chamoix rehberlerindendir, ve onun uzun yıllardır partneri olan Erwan Le Lann’dan oluşan dağcılar ve dünyada birçok solo yarışa katılmış ve teknesi La Louise’i kendi elleriyle imal etmiş kaptan Thierry Dubois’dan oluşuyor. Hepsi de faaliyet alanlarında çok saygın kişiler ve 40lı yaşlarının ortalarında olmaları münasebetiyle artık risk ve maceraya daha olgun bir zihinle yaklaşabilen insanlar. Film, daha önce kimselerin ayak basmadığı fiyordların kenarına saklanmış dağları keşfetmek, bu dağlarda “estetik” rotalar bulmak, ve bu esnada dağcılık, tırmanış ve keşif üzerine düşüncelerini paylaşmak üzerine kurulu. Ekip üyelerinin geçmiş dağcılık tecrübeleri üzerine ek görsel malzeme flash-backler ile karşımıza çıkıyor. Himalayalar, Alpler, ve Grönland arasında arzularının peşinde yer değiştiren bu bir avuç insanın gerilimden uzak, kendileriyle barışık ve dürüst karakterleri sempati kurmanızı da sağlıyor.

Ben filmi çok beğendim. Son derece kaliteli görüntüler ve anlamlı parçalara ayrılmış bölümleri arasındaki görseller; film boyunca dinlediğiniz nefis müzikler, ve genel bütünlük açısından tam not veriyorum. Bir de filmin sonunda yönetmeni karşınızda bulmanız büyük bir şans. Henrik Rostrup, bütün bu elementleri bir arya getiren kişi olarak hem takdiri, hem de Tilman’a referans veren bir filmi karşıma bizzat getirdiği için, dolayısıyla beni filmi belli bir perspektiften izlemek zorunda bıraktığı için olası sorularımın hedefi olmayı hak ediyor. Ona filmde Tilman’ın yukarıda özetlediğim ideallerine ne denli ulaşıp ulaşamadıklarını sordum. Yani gördüğüm kadarıyla dağcılık anlamında hoş keşifler yaptıklarını ve haritadaki boşlukları kapatmak namına katkıda bulunduklarını, fakat denizde ıssız bölgeleri ne ölçüde keşfettiklerini, bu anlamda ne kadar başarılı olduklarını göremediğimizi, kendilerini bu bağlamda nasıl değerlendirdiklerini sordum. Aslına bakarsanız cevap ısa olmasına rağmen beni tatmin etti, Rostrup kaptanın hala 100 yıl öncesinde yaşayan bir insan olduğunu söylediğinde resim benim için tamamlanmış oldu.

One thought on “Dağ Filmleri Festivali (kısım II)

  1. Pingback: Festival mevsimi | DağDelisi

Yorumunuzu buraya bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s