İstanbul’dan Katmandu’ya kara yoluyla nasıl gidilir?

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, blogların olmadığı bir dönemde bir web sayfası yapmıştım. Adı da “D’Ali’nin yeri: Şahike delik ve çok muhip internet şalalası” idi. Açıkçası bu sahifeyi yaparken aklımda somut pek birşey yoktu. Yani biraz ders notu koyarım, bir iki yazı yayınlarım, ne bileyim Belemnitler falan… Özetle bi boka benzemiyordu. Geçenlerde aklıma geldi bir bakayım hala duruyor mu acaba diye. Malesef durmuyormuş. Mamafih, 2005 yılı yazında yaptığım İstanbul – Katmandu yolculuğuna dair karayolu güzergah bilgisi dosyası hala interette mevcut! İyice aramak gerekiyor, ama arayan bulur değil mi!?! Ben de dedim ki madem böyle bir şey yazmışım, bari daha kolay erişilebilir olsun. Son yıllarda gitgide daha fazla genç bağımsız seyahat yapar oldu, ben de en azından böyle ufak bir katkı yapabileyim istedim. Asıl metin üzerinde çok az değişiklik yaparak burada yayınlıyorum. Bol şans!

1 Güzergah

İstanbul’dan Katmandu’ya gidiş için herkes gibi benim de kullandığım güzergah. Haritayı GMT yazılımıyla oluşturdum


Yola çıkmadan önce İran alfabesini öğrenmeniz bence çok önemli, aksi takdirde büyük zorluk çekebilirsiniz. Örneğin otobüs bileti aldığınızda hakikaten gitmek istediğiniz yere mi yoksa başka bir şehire mi (Mesela Buşehr!) gidiyorsunuz? tuvalet zannettiğiniz yer gasilhane mi? vs… Farsça alfabesi bilmek çok işime yaradı. Tabii belki adımın Ali olması daha fazla işe yaramış olabilir. Sanskrit alfabesini öğrenmek iyi olabilirdi ama ben başarılı olamadım.

İstanbul’dan trene bindiğiniz takdirde İran’da varılacak olan ilk yer Tahran. Eğer otobüs veya araba ile gidecekseniz göreceğiniz ilk büyük şehir ise Tebriz. İstanbul’dan İran’a giden otobüs şirketleri Aksaray’da konuşlanmış vaziyette ve Tebriz üzerinden Tahran’a kırk saatte gidiyorlar (Şimdiden masalsı bir sembolizme kaptırmak istemem sizi ama yol hakikaten kırk saat sürüyor). Tebriz’e giden yolcular ile Türkçe iletişim kurmakta hiçbir sorun çekmeyeceksiniz. Gürbulak sınır kapısından günün her saati İran’a geçmek mümkün. İran’da sırasıyla Tebriz, Tahran, İsfehan, Şiraz ve Yazd’a uğradıktan sonra nihayet Zahedan’daki sınırdan Pakistan’a geçiliyor [1] (Şekil 1). Şiraz’dayken bir iki gün daha kalıp Persepolis (Taht-ı Cemşid) ve Naksh-i Rüstem ile Pasargadae’ya da gitmelisiniz. Buralara Şiraz’da bir taksi ile anlaşıp gidebilirsiniz. İran’daki şehirlerarası ulaşım için otobüsler oldukça rahatlar. Hemen hemen her yere o gün içinde otobüs bulmak kolay. Diğer yandan trenle yolculuk yapmak için iki gün öncesinden rezervasyon yapmak gerekiyor.

Zahedan yakınındaki Mirjaveh sınır kapısından geçtiğinizde Pakistan’daki sınır şehrinin adı Taftan. Sınır sadece öğle saatlerine kadar açık olduğu için burayı günün erken saatlerinde geçmeniz gerekiyor. Taftan’dan Belucistan çölü geçilerek Quetta’ya varılıyor. Quetta’ya gitmek için otobüs’ten başka bir de Jip kirala ihtimali var, fakat bu biraz tuzlu olabilir. Quetta’ya giden otobüsler hemen sınırın dibinden kalkıyor ancak sakın bunlara binmeyin!! Bunların kliması yok ve dolmuş usulü çalışıyorlar. Sizin yapacağınız, bir taksi ayarlayıp şehir merkezine gidip Sadabahar şirketinden bilet almanız. Muhtemelen bileti satın aldığınız esnada karnınız çok aç olacak, böylece büronun hemen yanındaki mekanda yemek yemek isteyebilirsiniz. İşte böylece gerçek doğu maceranız burada başlıyor!

Pakistan’da göreceğimiz yerler Lahore, Taxila ve Gilgit. Quetta – Lahore arasında en uygun ulaşım tren [2] ve yolculuk aşağı yukarı 37 saat sürüyor. Normalde Katmandu yolculuğu için bu noktada Lahore’dan Hindistan’a geçmek gerekecekti ama gelin sizi Karakorum – Hindu-Kuş – Himalaya dağlarının birleştiği kuzey topraklarına göndereyim. Bunun için en harika ulaşım yolu Rawalpindi’den kalkan NATCO’nun otobüsleri. Rawalpindi çok itici bir yer fakat ulaşımın merkezi de burası. Umarım gecelemek zorunda kalmazsınız. İndus vadisinden Karakoram dağlarına giden yol ve yolculuk hem manzara açısından hem de jeolojik anlamda muhteşem. Hindistan’a Keşmir üzerinden geçmeyi pek tavsiye etmiyorum (Gülen yüz işareti yapmak pek adetim değil, ama yaptım varsayın); O yüzden tekrar Lahore’a dönüp Wagah/Attari sınırından Hindistan’a geçelim.

Hindistan’da sınır kapanış seramonisi görüldükten sonra Amritsar’a gidiyoruz. Buradan sırasıyla Delhi, Agra ve nihayet sıtmaya yakalanılmadan Gorakhpur’dan Sunauli sınır kapısı ve Nepal. Hindistan’da şehir içi ulaşımın en kolay yolu yine rikşalar. Şehirler arası yolculuk için ise tren. Tren ile yolculuk etmek için yapılması gereken şey binilecek trenin adı, saati, kod numarası, binmek istediğiniz kompartman sınıfı ve kimlik bilgilerinizi dolduracağınız formu edinmek ve düzgün bir biçimde doldurmak. Delhi tren garındaki özel turist bürosuna mutlaka uğrayın. Burası kapanmaz, yeri değişmez. Bu mekan garın ikinci katında. Sakın bunun kapandığını söyleyen insanlara inanmayın. Kimseye inanmayın hatta! Hindistan bir turist cenneti ve bunun rantını yemek isteyen yüzbinlerce Hintli var. Neyseki Pakistan tecrübesi yaşayanlar için Hindistan’a adapte olmak her bakımdan daha kolay. Aksi takdirde gişelerde saatler harcamak işten bile değil.

Eğer Nepal sınırı geç saatte geçilmiş ise Siddarthanagar’da gecelemek gerekebiliyor. Nepal’de ulaşım minibüs ve otobüslerle sağlanmakta. En sonunda Kathmandu’ya varıyoruz ama bence yolculuğu burada bitirmeyin. Kathmandu vadisinde bulunan Patan ve Bakhtapur’u görelim ve sonra biraz batıya Pokhara’ya da gidelim! Pokhara nefis bir yer.

2 Genel Bilgiler
2.1 İran

Oncelikle İran’a girmek için vizeye ihtiyaç yok; Gürbulak’ta pasaporta bir damga ve işler bitiyor. Fakat eğer daha önce İsrail’e girmişseniz İran’a girmenizin pek bir mümkünatı yok. Tabi İran’a girenler de İsrailoğullarının topraklarını göremeyecekler[3].

İran’a girecek olan kadınları islami usullere göre giyinme zorunluluğu bekliyor. Saçların örtülmesi ve vücut hatlarını gizleyecek bir giysi seçilmesi gerekiyor. Erkekler için de tenin görülmemesi bilgece bir davranış olabilir.

İran’ın resmi para birimi Riyal. Fakat halk bundan bir sıfır atıp bu yeni paraya da Tümen adını veriyor. Para bozdurmak için en uygun yerler döviz büroları. Gerektiği zaman büyük banknot bozdurmak çok daha karlı ve güvenli. Sınırdaki insanlara çok güvenmemek gerekiyor. Yola çıkmadan bir miktar İran Riyali (yaklaşık 100,000IR) almak faydalı olabilir. İran da kredi kartı geçmiyor ve yalnızca Bank Mellat ATM’lerini bulmak mümkün.

İran oldukça temiz bir ülke. Sağlığı tehdit edebilecek pek bir unsura rastlayamamıştım. Dışarıdaki soğuk su sebillerini sıklıkla kullanmama rağmen mide-bağırsak sorunları bile çekmedim. Sağlık ve asayiş sorunları İran bittikten sonra başlıyor.

Fakat Türkiye sınırı geçildikten sonra trafik kuralları ortadan kalkıyor. Her şeritte herhangi yöne gidecek araçlara rastlamak mümkün. O yüzden karşıdan karşıya geçerken önce öne sonra arkaya, sonra hızlı hızlı sağa sola ve ardından yine öne ve arkaya bakarak geçmek çok daha mantıklı bir yaklaşım. İran’da trafik esasen sağdan akması gerekirken her yerden akıyor. Bir diğer sorun da taksi şoförlerinin turist kapmak için yarışmaları. Buradaki taksiler esasen dolmuş taksiyken, bir turist için böyle bir uygulamaya pek yanaşmıyorlar. Anahtar kelime “na derbest” yani “kapalı kapı değil” ya da dolmuş taksi. Şehirler arası yolculuklarda otobüs ağı çok gelişmiş. Ben Seyrüsefer otobüs firmasını genelde kullandım.

İran insanı son derece sıcak ve ilgili. Burada sorun yaşamak bu anlamda çok zor. Belki insanların misafirperverliği yüzünden biraz psikolojik sıkıntılar yaşayabilirsiniz. Türk radyo ve televizyonunu seyrediyor, İbrahim Tatlıses’le coşuyorlar. Türk olduğunuzu duydukları zaman zaten bir İran evine misafir olmamak, davet edilmemek mümkün değil.

Bir de İran’ın her kentinde bulunan kapalı çarşılar neredeyse birbirlerinin aynısı. Buralarda gezinmek bana çoğunlukla zaman kaybı olarak gözüktü. Eğer özellikle alacak belli bir şeyiniz yoksa “kapalı çarşı gezmesi” ile zamanınızı boşa harcamayın. Alış-veriş için de pazarlık yapmak bu işin bir parçası.

İran’da en düşük bütçeyle dolaşmak için günlük bütçeniz oda için 2 – 10 USD, yemek için ise 1 – 2 USD arasında değişiyor. Orta kalite bir gezinin günlük maliyeti ise 12 – 30 USD arasında. Ben bir haftada 130 USD harcamış olarak Pakistan’a geçtim. Sadece uyumak ve eşya bırakmak için odaları kullandım. Bu şekilde ucuz otellerin gayet iyi iş gördüklerini söyleyebilirim. İçki kullanmak yasak.

2.2 Pakistan
Öncelikle Pakistan’a girdiğiniz zaman artık evinizden çok uzakta olduğunuzu anlıyorsunuz. Bir kere hem coğrafya hem insanlar tamamıyla farklı. Ama Pakistan’ın en önemli özelliği asla insanlardan alacağınız cevaplara güvenemiyor olmanız. Bilmedikleri halde herşeye yalan yanlış cevap verirler. Bu yetmiyormuş gibi hiçbir şey saatinde olmaz -yani aynı Türkiye. İran’daki dingin ve rahat hayatın yanında burada sürekli bir koşturmaca ve bekleme pratiği ile günler geçebiliyor.

Pakistan’a girmek için vizeye ihtiyaç var. Genellikle 20 – 25 günlük kısa süreli vizeler veriyorlar [4]. Vize ücreti ise yaklaşık 25 USD. Hindistan vizesi için başvurmadan evvel Pakistan vizesi almak daha mantıklı (Pakistanlılarla Hintliler arasındaki dava malum).

Pakistan giyim konusunda altın kural, başkaları nasıl davranıyorsa o şekilde davranmak. Kadınların başörtüsü takmaları mecburi değil, fakat öyle yerler var ki erkekler bile örtünmek isteyebilir [5].

Pakistan’ın para birimi Pakistan Rupi’si (PKR). Karayoluyla yolculuk yaparken Rupi almak için malesef tek nokta Mirjaveh/Taftan sınırı. Bundan sonraki ilk yer ise Quetta. Pakistan’da kredi kartları geçiyor. Ancak ATM bulmak kolay değil.

Pakistan’da en çok dikkat edilmesi gereken unsur sağlık ve hijyen. Pakistan’da hayatın bütünü sokakta yaşanıyor, diş çekiminden yemek yapmaya. Yemekler son derece yağlı ve baharatlı. Pakistan’da açık içecek içilmemesini tavsiye ederim.

Pakistan’lıların da Türklere karşı tutumları son derece sıcak. Çok meraklılar herşeyden evvel. Genç yaştaki bireylerin tek derdi memleketlerinden kaçıp çeyiz parası toparlayıp evlenecek birini bulmak. Bütün diyalogları da zaten zamanla buraya çıkıyor… birden içinden çıkılmaz bir Polonyalı depresyonuna bürünüyorlar. Fakat Pakistan’da güvenlik sorunu çekmek mümkün. Özellikle büyük şehirde yaya gezerken hırsızlık ve insanların bitmek bilmeyen bakışları.

Tabii ”rikşa terörü” unutulmayacak bir vaziyet…Rikşalar üç tekerlekli ve tüp gazla çalışan motorsiklet bozması toplu taşıma araçları. Bunların sürücüleri ise güneş sisteminin en inatçı şahsiyetleri. Bunlarda yolculuk etmeden evvel fiyat konusunda pazarlık yapmak gerekiyor ve bu çok kritik bir iş. Belli bir mesafeyi ne kadar paraya gideceğinizi hesaplayan, naçizane deneyimimin bana öğrettiği formül şu:

Mesafe \times 4 + 12

Rupi. Eğer bindiğiniz rikşanın taksimetresi varsa onu açtırmak iÇin diretin. Eğer yoksa belirttiğiniz ücret konusunda inat edin. Eğer adam inat ediyorsa kalkıp başka bir rikşaya yürüyün. En sonunda kabul edeceklerdir. Pazarlığı onların açmasına asla müsaade etmeyin. Pakistan’dan itibaren trafik soldan işlemeye başlar. O yüzden çok dikkatli olmak gerek! Bu memlekette de trafik kuralı yoktur. Alış-veriş esnasında pazarlık yapmaktan kaçınmayın. Çünkü A fiyatındaki bir nesneyi genelde 10 A fiyatına satmaya çalışıyorlar. Bu memleket yazları korkunç sıcak ve nemli kelimeleriyle özetlenebilir. Özellikle Pencab bölgesinde insan bazı zamanlar çıldırır gibi olur.

Pakistan’da günlük ortalama oda ve yemek harcaması 600 PKR civarındadır. Pakistan turistlere tarihi yerlere ait biletler konusunda ayrı bir tarife uygulamaktadır. Bir müze girişi için 200 PKR vermeniz gayet doğaldır. Özellikle Lahore’da tarihi yerler için çok para harcayacağınız kesin. Burada da içki yok.

2.3 Hindistan
Hindistan’da dolaşırken güvenebileceğiniz bir kendiniz varsınız. İyi gözlem yapmak ve sağduyulu olmak başarının anahtarı. Hindistan vizesi almak da oldukça basit. Hindistan konsolosluğu Elmadağ’da.
Çok girişli üç aylık bir vizenin fiyatı 25 USD civarında [6]. Hint para birimi de rupi (INR). 2005’de 40 INR yaklaşık 1 USD’ye karşılık geliyordu. Bu ülkede hem kredi kartı geçiyor hem de Citibank ve HSBC ATM’leri bulmak mümkün. Benim deneyimim HSBC’nin Türkiye’deki hesaba ait bilgileri göstermediği idi. Dolayısıyla hesabınızdaki paranın ne kadar kaldığını ancak paranız bitince anlıyorsunuz. Citibank’ı ise bilmiyorum. Hindistan’da döviz bozdurduğunuzu dair bir belgeyi döviz bürosundan alıyorsunuz. Bu belge son derece önemli. Bu yüzden paranızı ciddi döviz bürolarından bozdurmanızı tavsiye ederim. Yoksa Hint Rupilerini harcayamayabilirsiniz.

Giyim konusunda oldukça rahat bir ülke olmasına karşılık, akılda tutulması gereken en önemli şey sineklerle başa çıkmak için uzun kollu kıyafetleri tercih etmek.

Tabii ki en büyük sorun yine sağlık.

Hindistan’da sadece Yeni Delhi’nin büyük caddelerinde trafik kuralı gibi birşeyin var olduğuna dair bir fikre kapılabilirsiniz. Alış-veriş yapmayacaksanız pazar yerlerinden uzak durun! Hindistanda ucuz otellerde kalıp, ikinci sınıf kompartmanlarda yolculuk yapıldığı ve lüks yerlerde yemek yenmediğinde günü sadece 10 USD masrafla çıkarabilirsiniz. Fakat birçok müzeye gider, alış-verişten kafayı kaldıramaz, hatta bir de kitapçıların yerini keşfederseniz günde 20 USD bile harcayabilirsiniz. Ve son olarak…bu ülkede içki içilir.

2.4. Nepal
Nepal sonunda kargaşanın sonlandığı, sakin bir hayat geçirebileceğiniz nihai nokta. Pakistan ve Hindistan’a göre oldukça temiz. İnsanların neredeyse tek geçim kaynağı turizm. Ve bunun sürdürülebilir olmasına önem veriyorlar. Nepal’e de vizeyle giriliyor. Vize ücreti bir ay tek giriş 40 USD [7]. Nepal’in para birimi ise Nepal Rupisi (NR). 70 NR yaklaşık 1 USD’ye eş değer. Nepal’de yine döviz bürolarından, gerektiği zaman ve büyük banknot bozdurun. Hijyen bakımından burası daha sağlıklı bir yer. Nepal de yine son derece ucuz bir ülke. Diğer yandan burada en ucuz oteller bile Hindistan ve Pakistan’a göre oldukça komforlu. Hemen hepsinde banyo odanın içerisinde!! Bir kişinin yemek ve yatak maliyeti günde toplam 400 NR civarında. Ama Kathmandu’da öğle restoranlar var ki…ve
kitapçılar…ve doğa sporları faaliyetleri planlamak için acenteler!!! Günde 700 NR harcarsanız şaşırmayın. Hele bir de Thamel’de dağcılık malzemeleri satan yerlere sardırırsanız!

Nepal’de ulaşım için minibüs ve otobüsler, şehir içlerinde yine rikşalar var. Ama Pakistan ve Hindistandaki yoğunluk burada yok.

3 Ufak notlar
Yanınıza kalın romanlar almayın, Karamazov Kardeşler gibi mesela. Koyacak yer bulamayabilir, bitiremeyeceğiniz için depresyona girebilir ve kitapla işiniz bittiğinde elinizden çıkartamayabilirsiniz.
Bol miktarda ıslak mendil taşıyın, zira Pakistan ve Hindistan’da sabuna bile güvenemeyebilirsiniz [8]. Yanınızda çarşaf ve yastık kılıfı bulundurun. Otellerden ayrılırken bunları unutmayın.

Güvenlik hususunda en çok dikkat edilmesi gereken yerler kesinlikle Pakistan ve Hindistan. Sizi yanıltmak isteyecek, dolandırmaya çalışacak, polis olduğunu iddia eden ve sizden kimlik isteyen birçok insanla karşılaşma ihtimaliniz var. Sakın korktuğunuzu belli etmeyin. Hiç kimseye kimlik veya para vermek zorunda
değilsiniz. Ayrıca polis olduğunu söyleyen insanlarla merkeze gitmeye de çalışmayın.

Sırt Çantası Hazırlarken…
Ne kadar ufak o kadar :
kolay taşınabilir, bel ağrıtmaz, hareket kolaylığı sağlar, güvende hissettirir, yanınızda bulundurulabilir, içinden birşeyler almak kolaydır, tıkabasa doldurma eğiliminde olmazsınız. Son derece tertipli bir listeyi ise Duygu’nun blogunda bulabilirsiniz: http://www.aklimbaskayerde.com/2011/dogu-yonunde-yol/

Giyim
En fazla iki t-shirt. Bir uzun kollu gömlek veya yakalı t-shirt. T-shirtler kolay yıkanır ve kurur. Bir tanesi temiz diğer günlük kullanıma ayrıldığında göreceksiniz ki yetiyor da artıyor bile. Uzun kollu birşeyler bulundurmak zaten şart. Almışken bir de yakalı olması büyük avantaj. T-shirtlerden biri teri tutmayan cins veya dışarı atabilen tür olursa daha da iyi olur. İki tane pantolon. Tercihen kolay kuruyabilen. Kot pantolona hayır! Bunlar kurumaz ve ağırdır ve sıkışmazlar. Bir mayo bulundurmak avantajlı olabilir. Şort alabilirsiniz bir veya iki tane. Bunlar sizin turist olduğunuzu afişe eden en muazzam kıyafetlerdir. Ama onlarsız ben yapamam mesela.

En azından bir tane hırka veya ince kazak almak faydalı olacaktır. Veya ince polar kumaştan fermuarlı bir dış katman da bu işi görebilir. Çünkü trenlerde veya otobüslerde havalandırma sizi dondurabilir. Bir de gideceğiniz yerlere bağlı olarak akşamları üşüyebileceğiniz bir mikroklimayı muhakkak bulursunuz. Üç – beş parça iç çamaşırından fazla almanın hiçbir anlamı yoktur. Zaten bunları yolda yıkayabilir, atabilir, yolda yenilerini alabilirsiniz. Ama mümkünse bir doğa sporları mağazasından kolay kuruyabilen, teri dışarı kolayca atan ve kokuya karşı dayanıklı bir iki çamaşır almanız fark yaratacaktır. Çorap konusu da iç çamaşırla aynı. üç dört çiftten fazlası gereksiz. Gideceğiniz yere göre, eğer dağlarda yürüyecekseniz yünlü çorapları da dahil etmeniz gerekebilir malzeme listenize.

Sandalet olmadan yola çıkılmaz! Genel olarak ayağa giyilecek şey konusunda tavsiyede bulunmak çok zor. İnsan bir kere yola koyulmadan neyi ne kadar çok giydiğini, neye ihtiyacı olduğunu bilemiyor. Ben genelde bir spor ayakkabı ve bir sandalet alıyorum yanıma. Biri ayağınızda oluyor diğeri de çantada. Çok yer kaplamayan birşeyler almak gayet mantıklı. Ayakkabılar için yedek taban çok önemli. Eğer antibakteriyel kaplaması olursa fevkalade.

Diğer tekstil
İnce bir çarşaf ve yastık kılıfı almanız şart. Çoğunlukla berbat yerlerde kaldım, hiçbiri temizliğe önem vermeyen garip yerlerdi. Çarşafım olmasaydı çok mutsuz olurdum. Havlu işi de önemli tabi. Bir orta boy havlu ile tüm yolculuğunuzu çok rahat olmasa da geçirebilirsiniz. Havlu sayısını artırmak ise yerden feragat etmek anlamına geleceğinden iyi hesap yapmak gerekecektir. Kalacağınız otellerin bazılarında havlu bulunur. Yolculuğunuz sırasında yeni mineralce zenginleşmiş, yoğunluğu artmış, kesif bir kokuya sahip ve iyice deforme olan havlularınızı atıp yerine daha güzellerini de alabilirsiniz.

Diğer
Ufak asma kilit. Bol miktarda ıslak mendil. Çatal, bıçak, kaşık seti (Ufak kamp kitlerinden – Bunu yanınıza almadan deneyin. Kaşık gerçekten işe yarıyor mu mesela). İsviçre ordu çakısı (En çok gazoz açacağı kısmı, kürdan ve cımbız ve bir de büyük bıçak kullanılır, geri kalanı bence çok fantastik (yani çekiç, oksijen kaynağı, internet kablosu gibi ek şeylere sahip olmayan basit bir çakı alın). Platypus tarzı bir su torbası veya CamelBack su matarası oldukça işinize yarayabilir.

Ecza çantası
bkz.: http://www.aklimbaskayerde.com

İşte bu kadar. Eğer eksik veya yanlış bilgi, imla hatası varsa ya da nasihat etmek ve uyarıda bulunmak istiyorsanız yorumlar kısmına yazın. Gerekli düzeltme ve düzenlemeleri ben hallederim. Hoşça kalınız…


Katkı belirtme
Metni okuyup hatalı kısımları ve imlayı düzelttiği için Duygu’ya çok teşekkür ederim.

Kaynakça
P. Harding ve S. Richmond (2001). İstanbul to Kathmandu: A classic overland route. Lonely Planet Books.

Z. Bozkaya, Hindistan gezi rehberi : Sanırım 2010’da yeni baskısı çıktı bu kitabın.

Notlar
1 Benim yaptığım yolculuğun aynısını geçen sene yapan Duygu, Zahedan’a geçmeden bir mola daha vermenin daha uygun olacağını, o yolu gece geçmenin veya Zahedan’da kalmanın güvenlik açısından sıkıntılı olduğunu belirtiyor. Duygu’nun önerisi Bam (بم‎)’de de kalmak.
2 Duygu bu güzergahda otobüs seferlerinin daha konforlu olduğunu duymuş.
3 İran İslam Cumhuriyeti Konsolosluğu
Telefon: 0212 513 82 30 – 32, Fax: 0212 511 52 19
Adres: Ankara Cad. 1/2, Cağaloğlu Eminönü/İstanbul
4 Pakistan Konsolosluğu
Telefon: (0212) 358 45 06, Fax: (0212) 358 45 08
Adres:Nispetiye Cad. Gülşen Sok.No:3, Beyaz Ev, Etiler/İstanbul
5 Duygu’nun anlattığına göre İran’da çölde bile başörtüm düştüğünde “aman hariciyim ben” diye gerilmezken Pakistan’da olabildiğince sıkı örtünmek istemiş. Quetta – Lahore treninde sıcakta başörtümü çıkarmaya kalktığında tepki çekmiş. Hatta bir yerde kadınların örtünmesi zorunlu değil dediğinde bir adam “kendilerini ne sanıyorlarsa örtünmekten hoşlanmıyorlar” şeklinde bir tepki vermiş. Tabii ben oraya gitiğimde ülke Pervez Müşerref tarafından idare ediliyordu, Amerika ile olan ilişkiler daha iyiydi ve “terörizme karşı savaş” retoriği de o kadar ayyuka çıkmış vaziyette değildi.
6 Hindistan Konsolosluğu
Telefon: 0212-296 21 31 – 32, Fax: (0212) 296 21 30
Web:www.indembassy.org.tr
Adres:Cumhuriyet Cad. 18, Dörtler Apt. Kat:7 Harbiye/İstanbul
7 Nepal İstanbul Fahri Konsolosluğu
Telefon: (0212) 246 61 04-05, Fax: (0212) 240 21 99
Adres:Vali Konağı Caddesi YKB İşhanı kat:4 Nişantaşı İstanbul
8 Duygu diyor ki ıslak mendil alkol içeriyorsa Pakistan’da sorun olabiliyor


YASAL UYARI: Bu yazı bir güzergah ve yol rehberidir; kesinlikle bir rehber kitabın yerini tutamaz; gezip görülecek şeylerin listesini içermez. Bir iki ufak bölge tavsiyesi içerir, o kadar. İlaveten burada yazılanlar zaman içinde değişmiş olabilir. Oluşabilecek sıkıntılardan yazar sorumluluk kabul etmez. Ne sıkıntı olabilir derseniz, örneğin: aşiret ve/ya mezhep çatışmaları arasında çapraz ateş altında kalabilirsiniz. Şeytanınız bol olsun!


10 thoughts on “İstanbul’dan Katmandu’ya kara yoluyla nasıl gidilir?

  1. Selam Haziran ayında tek başıma aynı rotayı yapmayı planlıyorum? Tek başına bir kadın için güvenli olur mu tavsiye eder misiniz? Önerileriniz varsa çok sevinirim… Teşekkürler

    • Merhabalar,

      Bu yola tek başına yapmak eskisi kadar kolay olmasa da hala mümkün.
      Pakistan, geçiğimiz on yıl içerisinde politik iklimin değişmesiyle birlikte farklı uygulamalara gitti. Örneğin artık Tafta – Quetta – Lahore yolculuğunda bir güvenlik görevlisinin nezaretinde yolculuk yapıldığını biliyorum.
      Yolculuğu Duygu Başoğlu tek kadın gezgin olarak gerçekleştirmişti. Blogunun adı aklimbaskayerde, bağlantılarım arasında görebilirsiniz. İrtibat kurarasanız güvenlikle ilgili önerilerde bulunabilir.

  2. iranı gezip gördükten sonra balkan turu sonrası planladığım bu rota hakkında okuduğum birçok yazı ve bilgi beni soğuttu bir gezgin için en önemli ama en önemli konu güvenliktir bu rota gerçekten tehlikelerle dolu gibi geliyor bana özbekistan üzerinden afganistanın mezarı şerif bölgesine geçiş için yaptığım araştırmalarda bile bukadar uyarı ve tehlike uyarısına rastlamadım

  3. Pingback: Milano’da dondurma yiyeceksen bak o ortadaki Katedral var ya… | DağDelisi

  4. Pingback: Nanga Parbat (8,126 m) | DağDelisi

  5. Delhi tren garinin ikinci katindaki turist burosuna iki sene once gitmeye calismistik. Ustelik rehber kitapta ‘bu buro kapandi, sizi baska yere goturelim’ aldatmacasina karsi uyariyi da okumustuk, hazirlikliydik yani. Ama tren garinin ikinci kat girisinde bizi uc adam durdurdu, resmi kiyafetli filan. “Biz guvenlik gorevlisiyiz, tren biletinizi gosterin, sadece tren bileti olanlar bu kata girebiliyor’ dediler. Biz biletimizin olmadigini, turist burosuna gitmek istedigimizi soyleyince de o meshur, buronun yeri degisti olayina girdiler. Ama biz resmi kiyafetli uc kisiyi ve ikinci kat girisinde bekleyip geleni geceni durdurma cesaretlerini gorunce, herhalde cidden guvenlik gorevlisi bunlar diye dusunup oyuna geldik ve sonucta kendimizi o sahte turist burolarindan birinde bulduk. Ama sonrasinda adamlarin cesaret ve yaraticiligini da takdir ettik yani. Cidden hic bir lafa inanmamak, kimsenin sizi durdurmasina izin vermemek, hedefe kitlenip gardaki turist burosuna ulasmak lazim.

    Cok guzel bir yazi, beni Hindistan ve Nepal gunlerime goturdu, tesekkurler..

    • Çok teşekkürler! Başınıza gelmiş böyle bir olay ile bu yazıyı okuyacak insanlar için çok önemli bir katkı ve bilgilendirmede bulundunuz!

      Ben de seyahatgunlukleri’ni takip etmeye basladım🙂
      Sevgiler.

  6. Ali, eline sağlık yazı için. Ancak pratik meselerde biraz update etmek gerekebilir. Özellikle Hindistan vizesiyle ilgili kısım önemli. Son iki yıldır Hindistan vizeyle ilgili yeni düzenlemeler getirdi. Schengen belgeleri kadar çılgınca olmasa da baş ağrıtmaya yetecek miktarda belge istiyorlar; bankada para, çalıştığına dair bir belge, seyahat itinerarysi vs.. Bir de artık vize 6 ay değil 3 ay veriliyor, eğer verilirse. Bu önemli bir ayrıntı. Çünkü Hindistan vizesi aldığın gün başlıyor. Dolayısıyla kara yolundan gitmek isteyenler Hindistan’a vardıklarında vizelerinin bitmesine 2-3 hafta kaldığını farkedebilirler acı bir şekilde. (Bu yeni uygulamalarla ilgili bilimum teoriler mevcut: mesele Hindistanın artık para harcamayan, sürekli ot içen!, düşük bütçeli gezginleri istemediği, zengin Tac mahal gezmeye giden turistleri tercih ettiğini öne sürenler var.) Nepal de diğer bir yandan, artık eskisi kadar ucuz değil. Özellikle Thamel’de bir fincan kahveyi 150 rupeeye satmaya başladılar(1.5 euro civarı) 600 rupeeden aşağı oda bulmak da artık pek mümkün değil, hele sezonda fiyatlar iki katına çıkıyor. Nepal’de hala düşük bütçeli bir seyahat yapmak mümkün ama günde 10 dolara kral gibi yaşarım hayalinden vazgeçmek gerekiyor.

  7. Bu yazıya pratik konular üzerine gelen bir yoruma facebookta verdiğim cevabı buraya da ekleyeyim, diğer yorum da buraya sonra gelir:)

    ya muson zamanı olduğu için galiba, benim pokharada da katmanduda da duşu içeride odalarım, üstelik tek kişi tutarken gecelik 300 rupiydi-tabii kapıda 600 700 filan yazıyordu ama otellerle de pazarlık yapılıyor herşeyde olduğu gibi. daha pahalı yerler de var evet, zaten thamel avrupadaymışsın hissi veriyor, ama *spartan* geziler için ucuz seçenekler geçen sene itibariyle mevcuttu.
    hindistan çok girişli vizede sıkıntı yapıyor, süreler de 3 ay evet, yalnız belgeler o kadar sıkı değil galiba. yani en azından banka hesabından internet çıktısı çok para olmasa da yetiyor filan.. onaylıydı orijinal belgeydi vs yok, 1 saatte filan toplanıyor ve sabah başvuru alıyor, akşam vizeyi veriyor. asıl sıkıntı pakistan kısmıyla ilgili, ama o değişken olduğu için her gidenin bi konsolosluğu araması gerek. dönem dönem turist vizesi hiç vermiyorlar. taftan-quetta geçişinde birkaç yıldır silahlı asker eskort zorunlu filan.

Yorumunuzu buraya bırakın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s